İnsani Değerlerdeki Aşınma | Kategori: İnsan ilişkileri
Yazılma: 21.03.2007 | Okunma: 533 | Yorumlanma: 1

İnsanlığın içine girdiği enformas­yon çağı; sağlıktan eğitime, tica­retten üretime hemen her alanda önemli gelişmelerin yaşanmasına yol açıyor. Bilgi toplumu olarak da ad­landırılan bu yeni dönemin temel ka­rakteristiği, hızlı değişme ve hızlı ge­lişmedir. Hayatın hemen her alanın­da yaşanan bu hızlı gelişmeler, kuş­kusuz çok çeşitli kolaylıklar, alışık ol­madığımız rahatlıklar getiriyor. Bilgi­ye erişim hızı, bilgiyi izleme ve yay­ma hızı, ulaşımda yaşanan hız, hızlı iletişim kişisel ve sosyal hayata yansı­yan teknoloji bu rahatlıklardan birka­çı. Ancak bu yazıda yeni dönemin beraberinde getirdiği bir olumsuzlu­ğa dikkatlerinizi çekmek istiyoruz. Bu olumsuzluk insani değerlerdeki aşınmadır.



İnsani değerler ile an­latmak istediğimiz, top­lumsal statüsü, eğitimi, ekonomik durumu, iş ve mesleği ne olursa olsun "insan" a saygı anlayışı­nın bütün kaygıların üs­tünde ele alınması ve insan ilişkilerinin canlı tutulmasıdır. Bilgi top­lumuna geçiş süreci ile insani değerlerdeki aşınma arasındaki ilişki dikkate değerdir. Ancak bilgi toplumuna geçişe işaret eden ge­lişmelerin çoğalmasına paralel olarak insani değerlerin aşınması, bu iki olgu arasında mutlaka sebep-sonuç ilişkisi olduğunu göstermez. Bununla birlikte hemen her gün şahit olduğumuz olaylar, gelişmeler, kişisel ve toplum­sal eğilimler, insanlar arasındaki beşe­ri ilişkilerin son yıllarda giderek sınır­landığını gösteriyor. Komşular birbiri­ne yabancı, aynı amaç için çaba gös­teren iş arkadaşları geçimsiz, aslında insana saygıdan öte bir şey olmayan trafik kurallarına uyma sorunları ço­ğalıyor, aynı otobüsteki insanlar bir­birlerine iltifat yerine çok kolay kavga edebiliyorlar. Büyüklere saygıyı bıra­kın bir kenara saygısızlık, yaşlılarla alay etme bazı gençlik kesimlerinde moda olmuş, iyi insan değil kötü in­san olmak için çaba gösterir gibiyiz.

Hoşgörü olgunluğumuz giderek azalıyor. Kısacası insanlar insanlarla geçimsiz.  Belki de bundan daha da önemlisi ise insanlar kendileri ile geçimsiz. Nitekim bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de psikolojik teda­vi gören insanların sayısında beklenti­lerin üzerinde artış yaşanıyor. Kalaba­lıkların içinde kendini yalnız hisse­den ve yabancılaşan insan sayısı gi­derek artıyor.

Kişiler arası ilişkilerde yaşanan bütün bu olumsuz gelişmelerin temel nedenlerinden birisi toplumsal hayat­tan bireysel hayata geçiş sürecinin yol açtığı "benlik'' takıntısıdır. Belki de sözü edilen olumsuzluklarla başa çık­mak için bir kısım insanın "benlik" takıntısına girdiği de söylenebilir. Hızlı değişme ve gelişmelere uyum güçlüğü kişilerin kendi içlerinde ça­tışmaya, bu ise bireysel benliğin ya fazlaca önemsenmesine ve sonuçta egoizme neden oluyor. Ya da benliğin fazlaca bastırılarak kişinin kendini işe yaramaz ve değersiz hissetmesine, yani bireysel psikolojik sorunlara yol açabiliyor.

Amacımız kara bir tablo çizmek değil. Gözlemlerimiz, mutsuz, tatminsiz, umutsuz kendisi ve başkalarıyla barışık olma­yan kişilerin sayısındaki ar­tışın, endişe verici boyutlara ulaştığını gösteriyor. Nite­kim konuyla ilgili bilimsel araştırmaların sonuçları da bu yöndedir. Belki de bu ge­lişmelerin bir sonucu olarak bütün dünyada dini eğilim­ler yeniden canlanıyor ve bilgi çağı bir anlamda ma­nevi ilkelerin de şahlanma­sına sahne oluyor.

Özellikle yoğun medya bombardımanının etkisi ile kişiliksizleşme tehlikesi ile karşı karşı­ya olan insanlığın manevi değerlere yeniden sarılması ve kendini yeniden bulma ihtiyacı, çağımızın en önemli ihtiyaçları arasında yer almaya başla­mıştır. Kendini bulma bir anlamda di­ğer insanlarla ilişkiler ve insani değer­lere bağlıdır. Kendini bulacak ve yeni­den keşfedecek insani değerlerin ko­runması ise çaba gerektirir. Akıl gözü ile yetinmeyip gönül gözünü de hare­kete geçirmek gerekir. Düşünce ve eylemle yetinmeyip iç derinliğe sahip olmak gerekir, insani değerlerin canlı tutulması yolunda yeri geldiğinde "hiç”liğin dayanılmaz hafifliğini, gü­zelliğini görebilmek, yaşayabilmek gerekir. Sohbetimiz sırasında değerli bir büyüğümüz Hayati Köse Bey'in vurguladığı gibi korku, umut ve sevgi üçgenindeki sacayaklarının eksik olmaması gerekir. Diyalog köprülerinin açık olması gerekir. Ne olur zaman zaman zaman kendimizden hareket edebilsek, yetersizliğimizi kabullenebilsek.

Bilgi toplumları arasındaki yeri­mizi almamızda insani değer­lere sıkıca sarılmamızın önemli bir rolü olacağı unutulma­malıdır. Nitekim 21. yüzyılın gerek­tirdiği gelişme ve dönüşümün dina­miği "insan"dır.

 

Kaynak: Dr. İlhami FINDIKÇI

 

 

 

 






Yazan: Nalan Karaboğa | Tarih: 23.03.2007
Bence insani değerlerin azalması, insanların maddiyata daha çok önem vererek yaşamdaki kuralları gözardı etmesi çok yanlış bir yaklaşımdır. Sitenin bu tür konuları ele alarak insanları bilgilendirmesi ve doğruya yönlendirmesi insanlar açısından çok güzel bir çalışmadır.
 

Aile içi iletişim (4)
Diksiyon ve beden dili (2)
Kaliteli Sözler (11)
Kitaplığınızda bulunması gerekenler (2)
Kişisel Gelişim (3)
Kurumsal iletişim (2)
Sağlıklı Yaşam (2)
Seçme Yazılar (10)
İnsan ilişkileri (4)


Etkili İletişimi Güçleştiren Psikososyal Etkenler (2227)
Etkili İletişim Kurmada Uygulanabilecek Teknikler (1479)
MÜMİN SEKMAN KİMDİR? (889)
Yürüyüş (805)
Nasıl? “Hayır” Diyebiliriz? (789)
Saygı, Şefkat, Dostluk ve Aşk (766)
İletişim Sürecinde Dikkat ve Özenin Önemi (569)
İnsani Değerlerdeki Aşınma (533)
İyi-Kötü (521)
Hedefe adım adım ulaşmak (498)


Adana Kişisel Gelişim
Adana MYO
Aksekinin Sesi
Anne Çocuk Eğitim Vakfı
Bilgenin Bloğu
Bilim ve Teknik Dergisi
Boyutlandırılmış Gelişim
Can Aktan
Doğan Cüceloğlu
E-Çukurova
Genç Beyin
Genç Gelişim
Kanser
Kişisel Başarı
Kişisel Gelişim Merkezi
Mc drag
Memory Center
MNB Eğitim
Mümin Sekman
Nevzat Tarhan
OZERK BILGISAYAR
Psikoloji
Psikoloji Sözlüğü
Psikososyal Gelişim
Sanal Eğitimci
Sosyal Hizmetler
Taktik Merkezi
Tübitak
Türk Dil Kurumu
Ulusal Ajans
Üstün Dökmen



2007-2008 Psikososyal Gelişim

Aksekiden bir görünüş  Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi  Atatürk'ün dinlemede gösterdiği özen  Adana İl Haritası  Kampüsün güney kıyılarında yelkenciler antreman yapıyor.  Ç.Ü. Balcalı Kampüsü'nün havadan görünümü