HER ŞEY BEYİNDE BAŞLAR | Kategori: Kitaplığınızda bulunması gerekenler
Yazılma: 08.09.2011 | Okunma: 220221 | Yorumlanma: 0
- Başarı, mutluluk, huzur beyinden gelir.
- İnsanın karakteri, kararları, kaderi kafasında şekillenir.
- Bazıları baştan kazanırken, bazıları 'kafadan' kaybeder!
- Beyin vücudun % 2'si olsa da, geri kalan % 98'i yönetiyor.
- Önemli bir iş yaptığından başımızın üstünde yeri var!
- Aklın makinesi olan beyin herkese 'bedava' veriliyor!
Çoğumuz onu nasıl çalıştırmak gerektiğini öğrenmiyoruz. O da kafamızın içinde, kafasına göre çalışıyor! Ürettiği duygu ve düşüncelerin sonucunu ise biz yaşıyoruz. Biz onu kullanmasak da o bizi kullanmaya devam ediyor. Ne düşüneceğimizi, ne yapacağımızı belirliyor. Bu kitap beyne, beyni anlatıyor. Aklını başına toplamak ve hayatını 'baş'tan aşağı değiştirmek isteyenler için...
Yazar:Mümin Sekman
Sayfa Sayısı: 168 Dili: Türkçe Yayınevi: Alfa Yayıncılık
| | yorumları okumak veya yorum yazmak için tıklayın..
DEPRESYON VE KİŞİLİK | Kategori: Seçme Yazılar
Yazılma: 07.07.2011 | Okunma: 338339 | Yorumlanma: 0
Depresyonun
ortaya çıkmasında, süresinde ve sonlamasında kişiliğin rolü oldukça büyüktür.
Genetik yatkınlık, çevresel faktörler, erken yaşantılar, öğrenme, strese
duyarlılık, stresle başa çıkma yetisi, bağlanma, bağımlılık, benlik saygısı
gibi kavramlar kişilik ve psikopatoloji çerçevesinde yer almaktadır. Depresyon
ve kişilik arasındaki ilişkiyi açıklayan dört model bulunmaktadır. Yatkınlık
modeli, bazı kişilik özelliklerinin depresyona yatkınlığını ileri sürerek bu
modeli açıklamaktadır.
Örneğin
umutsuz duygulanım, suçluluğa yatkınlık, kendini inkar etme ve kendine
güvenmeme gibi özelliklere sahip olan kişiler depresyona daha yaktın olan
kişilerdir. Bu kişiler Freud’a göre oral doyumdan yoksun kaldıkları için
kızgınlık hissettiği objenin kaybına karşı geliştirilen bir yas tepkisinden
doğduğunu ileri sürmüştür. Bu kişiler kızgınlıklarını kendilerine yönelterek
depresyonun ilk tohumlarını yaşamlarının ilk yıllarında atmış bulunurlar.
Ayrıca Abraham erken çocukluk döneminde çocuğun yaşadığı hayal kırıklıklarının
depresyonu başlattığını ve yatkınlığını arttırdığının üzerinde durmuştur.
Ayrıca bu kişilerin bağımlı ve obsesif yanları da bulunmaktadır bunun yanında
da narsisistik özelliklere sahip olabilirler. Zedelendikleri bir durumla
karşılaşınca depresyona girmeleri çok kolay olmaktadır. Olumsuz şemaların yaşam
boyunca depresif bir yönelime neden olacağını savunan Beck, depresif kişileri
bilişsel incinebilirlikleri açısından sosyotrop ve otonom olarak iki gruba
ayırmıştır. Patoplastisite modeli, obsesiflerin kontrol kaybıyla ajite
olduklarını ve bunun sonucunda ağır depresyon yaşadıklarını, histrioniklerin de
intihar eğilimlerinin olduğunu ve baştan çıkarıcı ve talepkar davranışlarıyla
deprese özelliklerini kamufle ettiklerini iddia eden bir modeldir. Sekel
modeli, depresyon tedavisi yapılsa bile kişilerin, kişiler arası çatışmaları ve
engellenmiş iletişimi sürdürdükleri dile getiren bir modeldir. Spektrum modeli,
duygulanım bozukluğu olan bireyde gözlenen kişilik özellikleri temeldeki
hastalığın hafif formunu ya da alternatif bir görünümünü temsil eder.
Kişilik özellikleri ve depresyon arasındaki ilişki klinisyenin tedavi yöntemi
için yol gösterici bir etken olmalıdır. Örneğin bağımlı ve sosyotrop kişiler
grup terapisinde daha iyi sonuçlar almaktadırlar bunun yanında otonom bireyler
bireysel psikoterapiden olumlu sonuçlar almaktadırlar. Mükemmeliyetçi ve
intihar eğilimli olan kişiler bilişsel terapiden, kişilerarası problem yaşayan
depresyon hastaları ise kişilerarası terapiden fayda görür.
Referans:
Ünal S. (2000). Depresyon ve Kişilik, Duygudurum Dizisi, 2, 72-76.
Makaleyi özetleyen: Psikolog Dolunay
Hatipoğlu
| | yorumları okumak veya yorum yazmak için tıklayın..
KALP KRİZİ BELİRTİLERİ | Kategori: Sağlıklı Yaşam
Yazılma: 17.01.2010 | Okunma: 592593 | Yorumlanma: 0
Kalp krizinde şikayetin esasını göğüs ağrısı oluşturur: Göğüs kemiğinin arkasındaki göğüs ağrısı kalp krizinin en önemli belirtisidir; fakat, özellikle diyabet hastalarında ve yaşlılarda, bu ağrı çok belirsiz olabilir yada hiç hissedilmeyebilir (sessiz kalp krizi). Ağrı sıklıkla göğüsten omuz yada kollara, ense, dişler, çene, karın veya sırta doğru yayılır. Bazen ağrı sadece bu bölgelerden birinde hissedilir.
Ağrının özellikleri:
-
Ağrı 20 dakikadan fazla genellikle saatlerce sürer ve genelde dinlenme yada nitrogliserinle geçmez,
-
Ağrı, şiddetli ve künt vasıftadır. Fakat keskin veya belirsiz olabilir,
-
Ağrı, sıkıştıran, ağırlık, baskı yapıcı tarzda olabilir,
-
Göğüste daralma hissi uyandırabilir,
-
“Göğüsde fil oturuyormuş” gibi veya
-
Hazımsızlık olarak da hissedilebilir (mide ağrısı ile karıştırılabilir. 2008 yılında geçirdiğim kalp krizinde bunları yaşadım.Şu an stendli hastayım A.H.) . Beraberinde sıklıkla soğuk terleme ve ölüm korkusu da vardır.
Kendi başına yada göğüsteki ağrıyla birlikte hissedilebilen diğer belirtiler şunlardır:
- Nefes darlığı
- Öksürük
- Baş dönmesi ve sersemleme
- Bayılma
- Mide bulantısı ve kusma
- “Kıyametin geldiği” hissi
- Sıkıntı.
Kaynak: http://www.ahmetalpman.com
| | yorumları okumak veya yorum yazmak için tıklayın..
BİLGİ, VİZYON VE BAŞARI | Kategori: Kaliteli Sözler
Yazılma: 16.01.2010 | Okunma: 628629 | Yorumlanma: 1
Bilgi, farkındalıktır.
Vizyon, ayakların bastığı yerden dünyanın öbür ucunu görebilmektir.
Başarıya inandığınız kadar, başarırsınız.
En iyisini yapamayabiliriz ancak,
yapabileceğimizin en iyisini yapmak elimizdedir.
Öğr.Gör. Ömer UYSAL
ANI İYİ YAŞAMAK | Kategori: İnsan ilişkileri
Yazılma: 29.12.2009 | Okunma: 672673 | Yorumlanma: 1
Günümüzü iyi geçirmemize engel olan iki ana etkenden söz etmek mümkün. Birincisi geçmişle ilgili pişmanlıklarımız, ikincisi ise gelecekle ilgili kaygılarımız. Evet, bu iki etken günümüzü, güzel yaşamamızı olumsuz etkiliyor.
Geçmiş, adı üstünde geçip gitmiştir. Pişmanlığımız yaptığımız yanlışlığı düzeltebilir mi? Sanmıyorum… Pişmanlık ifadesi olan keşke demek yerine bir daha ki sefere …. diyebiliriz. Geçmiş yaşantılarımızdan dersler çıkarıp ileriye dönük kararlar alabilir ve hatalarımızı tekrarlamayabiliriz.
Gelecekle ilgili niçin bu kadar kaygı duyuyoruz? Kaygılanmanın bize ne yararı olabilir ki? Yarardan çok zarar verir diye düşünüyorum. Gelecekle ilgili planlar yapıp bunları uygulayabiliriz.
Bugünü nasıl yaşayalım ki? Geçmişimizde geleceğimizde iyi olsun. Günü, belirleyeceğimiz kişisel kuralları ve ilkelerimizi uygulayarak, bu süreç içerisinde kendimizi denetleyerek yaşayalım…
ANI İYİ YAŞA, ANILARIN GÜZEL OLSUN
Ahmet H. HATİPOĞLU
| | yorumları okumak veya yorum yazmak için tıklayın..
| ileri >
Toplam Yazı: 42
Toplam Yorum: 23 onaylanmış, 0 bekleyen
Toplam Okunma: 32680
|

Aile içi iletişim (4)
Diksiyon ve beden dili (2)
Kaliteli Sözler (11)
Kitaplığınızda bulunması gerekenler (3)
Kişisel Gelişim (3)
Kurumsal iletişim (2)
Sağlıklı Yaşam (2)
Seçme Yazılar (11)
İnsan ilişkileri (4)

Etkili İletişimi Güçleştiren Psikososyal Etkenler (4136)
Etkili İletişim Kurmada Uygulanabilecek Teknikler (2312)
MÜMİN SEKMAN KİMDİR? (2139)
Nasıl? “Hayır” Diyebiliriz? (1677)
Yürüyüş (1627)
Saygı, Şefkat, Dostluk ve Aşk (1512)
İletişim Sürecinde Dikkat ve Özenin Önemi (1189)
İyi-Kötü (1112)
İnsani Değerlerdeki Aşınma (1062)
Hedefe adım adım ulaşmak (1026)
Küçük Şeyler 2 Prof. Dr. Üstün Dökmen |
 |

Adana Kişisel Gelişim
Adana MYO
Aksekinin Sesi
Anne Çocuk Eğitim Vakfı
Bilgenin Bloğu
Bilim ve Teknik Dergisi
Boyutlandırılmış Gelişim
Can Aktan
Doğan Cüceloğlu
E-Çukurova
Genç Beyin
Genç Gelişim
Kanser
Karacan Akademi Adana
Kişisel Başarı
Kişisel Gelişim Merkezi
Mc drag
Memory Center
MNB Eğitim
Mümin Sekman
Nevzat Tarhan
OZERK BILGISAYAR
Psikoloji
Psikoloji & Psikiyatri
Psikoloji Sözlüğü
Psikososyal Gelişim
Sanal Eğitimci
Sosyal Hizmetler
Taktik Merkezi
Tübitak
Türk Dil Kurumu
Ulusal Ajans
Üstün Dökmen
Özgün Kariyer
|